Sanat Ve Ruh

Dünyaya gelirken küçücük bedenimiz ile içgüdüsel olarak verdiğimiz doğum ve yaşam mücadelesindeki yalnızlığımızı yaşarız sanat yolculuğunda. Yanımızda yüzlerce kişi olsa da içsel yolculuğumuzun tuvale yansımasıdır asıl yapılan. O yüzdendir ki bazı eserler çok yalın ve anlatımsız olmasına rağmen ruhumuzu etkiler. Her izleyiciyi farklı bir içsel yolculuğa çıkarır. Sanatta aslı olan ruhu özgür bırakmaktır. O zaman yapılan iş her ne ise sanat eseri olur. Sanat adına üretilmiş işlerin birer ürüne dönüşmesini engellemenin tek yolu ona ruh katabilmektir. Bu da ancak özgür ve yalnız bir mücadeleyi gerektirir. Sanatçı yaşamın içindeki zorunlu kuralların dışında ve bağımsız çalışmalıdır. Dünyadaki tüm gelişmelerin takipçisi olacak kadar bilgili. Sadece kendi ülkesinin çıkarlarını düşünmeyecek kadar evrensel bir bakış acısı geliştirebilmelidir. Belli bir politik düşüncesi olabilmesine karşın sanatını her türlü politikanın üstünde ve bağımsız tutabilmelidir. Çünkü ürettiği eser sanatçının ruhudur. Gerçek bir sanatçının ruhu da bağımsız ve özgürdür.

Eflatun Lale ŞEN

You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply